Yargılama, ödeme ve icra
Bir paydaş davaya katılmıyor; onun adına anlaşma yapılabilir mi?
Bir paydaşın duruşmaya gelmemesi, diğer paydaşlara onun adına anlaşma yapma yetkisi vermez. Mahkeme önünde bedel üzerinde sulh yapılacaksa, anlaşmanın hangi kişilerin hangi paylarını kapsadığı ve o kişilerin iradesini kimin açıklamaya yetkili olduğu belirlenmelidir. Çoğunluğun kabul etmesi veya aileden birinin dosyayı takip etmesi, gelmeyen kişinin kabulü yerine geçmez.
Paylı mülkiyette birlikte davalı gösterilen kişilerin durumları, yalnız aynı dosyada bulunmaları nedeniyle tek bir iradeye dönüşmez. İhtiyari dava arkadaşlığında her biri diğerinden bağımsız hareket eder. Ancak taşınmaz miras ortaklığına aitse elbirliği mülkiyetinin birlikte hareket ve temsil kuralları ayrıca incelenir. Tapudaki mülkiyet türünü görmeden “herkes kendi payı için her işlemi yapabilir” sonucu da çıkarılmamalıdır.
Gelmeyen paydaş adına avukat işlem yapıyorsa, onun bu kişiyi temsil ettiğini gösteren vekâletnamenin yanında sulh için açık özel yetkisi de kontrol edilmelidir. Bir başka paydaşın kendi adına verdiği vekâletname, gelmeyen paydaşı kapsamaz. Anlaşma tutanağında tarafların kimlikleri, payları, bedel ve hangi uyuşmazlığın sona erdirildiği açık olmalıdır; mahkeme sulhuna kesin hüküm gibi sonuç bağlandığından imza ve kapsam belirsizliği küçük bir ayrıntı değildir.
Öte yandan bir paydaşın gelmemesi, usulüne uygun çağrıldığı hâlde bütün bedel davasını durdurmak zorunda değildir. Onun adına geçersiz bir kabul yazmak yerine, anlaşma sağlanmayan hak ve paylar yönünden kanundaki yargısal bedel tespiti süreci izlenir. Duruşma tutanağını alarak sizin payınız bakımından anlaşma mı yoksa mahkemenin bedel kararı mı bulunduğunu kontrol edin; bu iki sonuç ve bunlara karşı kullanılabilecek yollar aynı değildir.