Yargılama, ödeme ve icra
Raporu kabul ettiğimi söylemiştim, sonradan sahte belgeye dayandığını öğrendim; ne yapabilirim?
Önce raporu kabul ettiğinizi söylediğiniz beyanın tam kapsamını ve sonradan öğrendiğiniz belgenin niteliğini belirleyin. Rapora itiraz etmemek, belirli bir hesabı uygun bulmak, bedelde anlaşmak veya davayı kabul etmek aynı işlem değildir. Gerçekten bağlayıcı bir irade beyanınız varsa yalnız sonradan fikrinizi değiştirmeniz onu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; sahte belge veya aldatma iddiası ise ayrıca ve somut delille incelenmelidir.
Şüpheli belgenin raporda hangi hesap veya tespitte kullanıldığını gösterin. Belgenin aslını, düzenlediği söylenen kurumdan alınabilecek doğrulama kaydını ve sahteliği ne zaman, nasıl öğrendiğinizi ortaya koyun. Basit veri hatasıyla sahte yazı veya imza iddiasını ayırın. Sahtelik iddiasının mahkemede incelenme biçimi ve belgenin kullanılmasına etkisi, belgenin adi veya resmî senet olmasına göre farklılaşabilir.
Dava sürüyorsa iddianızı mahkeme dosyasına bildirip belgenin korunmasını, ilgili usulle incelenmesini ve bilirkişi sonucuna etkisinin değerlendirilmesini isteyin. Yalnız bir suç duyurusunda bulunmanızın raporu veya önceki beyanınızı otomatik geçersiz kıldığını varsaymayın. Beyanınız gerçek bir dava kabulü veya feragat niteliğindeyse, kanun irade bozukluğu hâllerinde bunların iptalinin istenebilmesini düzenler; iddianın koşulları ayrıca gösterilmelidir.
Karar kesinleşmişse artık yalnız ek rapor istemekle yetinilemez; sahte senet, gerçeğe aykırı bilirkişi beyanı veya karşı tarafın hilesi gibi durumlar yargılamanın iadesinin ayrı koşulları içinde değerlendirilebilir. Bunların ispat biçimleri aynı değildir ve yalnız şüphe yeterli olmaz. Önceki tutanağı, raporu, şüpheli belgeyi ve yeni doğrulama kayıtlarını birlikte inceletin; hangi başvurunun hangi aşamada yapılacağı belirlenmeden hiçbir sürenin kendiliğinden durduğunu düşünmeyin.