Sulama ve toplulaştırma
Toplulaştırma kararı malik onayı olmadan uygulanabiliyorsa bu durum bütün araziyi bedelsiz alma yetkisi verir mi?
Hayır. Maliklerin onayı aranmadan zorunlu toplulaştırma yapılabilmesi, bütün arazinin bedelsiz alınabileceği anlamına gelmez. Onay aranmaması işlemin başlatılması ve uygulanmasıyla ilgilidir; mülkiyetin nasıl yeniden düzenleneceği, hangi kesintinin yapılabileceği ve karşılanması gereken kayıplar ayrıca kurallara bağlıdır.
Toplulaştırmanın amacı, mülkiyet haklarını gözeterek daha kullanışlı yeni parseller oluşturmaktır. Güncel DSİ düzeninde ortak yol, kanal gibi yerler için en fazla yüzde on ortak tesislere katılım payı öngörülür ve bu pay için bedel ödenmez. Yönetmelik hesabı parsel değer sayıları üzerinden kurar. Bu nedenle eski ve yeni tapudaki metrekarelerin farklı olması tek başına bedelsiz arazi kaybının miktarını göstermez; toprağın niteliği ve derecelendirme de önemlidir.
Katılım payı dışında kesilen arazi öncelikle varsa eşdeğer tahsisli araziden karşılanır, yoksa kamulaştırılır. Yeni dağıtımda da kesintiden sonra kalan toplam parsel değerine eşit değerde alan verilmesi esastır. Kanunda ayrıca ürünlere ve bütünleyici parçalara verilen zarar ile yeni parseller teslim edilene kadar kısıtlı alanlarda doğan gelir kaybının karşılanması düzenlenir. Bunları, bedelsiz ortak tesis payıyla aynı kalem saymayın.
Cumhurbaşkanı kararını, proje sınırını, derecelendirmeyi, kesinti oranını ve size verilen yeni parselin hesabını birlikte inceleyin. Önceden toplulaştırma yapılmışsa önceki kesintiyi de gösterin; güncel yönetmelik ikinci uygulamada toplam yüzde on sınırını korur. “Ben onay vermedim” demek her projeyi durdurmaz; fakat “onayınız gerekmiyor” denmesi de eksik dağıtımı veya karşılanmamış zararı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.