Kooperatif ve topluluk
Cami yaptırma derneğinin arsası ile camiye tahsis edilmiş kamu arsası kamulaştırmada aynı statüde midir?
Hayır; derneğin özel mülkiyetindeki arsa ile bir kamu kurumuna ait olup cami hizmetine tahsis edilmiş arsa aynı hukuki konumda değildir. Bir yerin cami amacıyla kullanılması, yönetilmesi veya planda dinî tesis alanı olmasıyla, taşınmazın hangi kişi ya da kuruma ait olduğu ayrı sorulardır. Önce tapu ve edinim zinciri, tahsis kararı ve varsa özel koruma statüsü birlikte belirlenmelidir.
Diyanet İşleri Başkanlığının cami ve mescitlerin ibadete açılması ve yönetimine ilişkin kanuni görevi, her caminin arsasının kendiliğinden Başkanlığa veya Hazineye geçtiği anlamına gelmez. Yargısal bir örnekte, camiyle ilişkili kullanım ve kayıtlar ileri sürülmesine rağmen, taşınmazın Hazine adına tescilini sağlayacak geçerli hukuki dayanak bulunmadığı yönündeki ret kararı korunmuştur. Bu, her caminin mutlaka özel mülk olduğu veya her tapu kaydının tartışmasız geçerli olduğu anlamına da gelmez.
Taşınmaz gerçekten derneğe ait özel mülkse, kamulaştırma hak sahipliği derneğin hakkı ve yetkili temsili üzerinden incelenir; üyelerin, bağışçıların veya camiyi yaptıran kişinin doğrudan kişisel payı olduğu varsayılmaz. Kamu kurumunun mülkiyetindeki yerin başka bir kamu kurumunca edinilmesinde ise Kamulaştırma Kanunu'nun kurumlar arası devir düzeni gündeme gelir; olağan özel mülkiyet kamulaştırmasıyla aynı işlem değildir. Tahsis ve hizmetin devamına ilişkin özel kurallar da ayrıca dikkate alınır.
Dernek tüzüğü ve güncel temsil belgelerini, tapuyu, edinim ve tahsis belgelerini, caminin yönetimine ilişkin kayıtları ve varsa yapı aidiyeti iddiasını ayrı başlıklarla sunun. Cami veya eklentisini kimin yaptığının tespiti, arsa mülkiyetinden bağımsız yeni bir ayni hak kurmakla aynı değildir. Bedelin kime ödeneceği bu farklı haklar ayrılarak belirlenir; yalnız müftülükçe yönetildiği veya dernekçe masraf yapıldığı gerekçesiyle bütün bedelin belli bir kuruma yahut kişiye ait olduğunu kabul etmeyin.