Yargılama, ödeme ve icra
Akrabam olan tanığın sözü sırf akraba diye dikkate alınmaz mı?
Hayır. Bir tanığın akrabanız olması, beyanının sırf bu nedenle otomatik olarak yok sayılacağı anlamına gelmez. Ancak yakınlık ilişkisi mahkemeden saklanmamalıdır; tanığın kimliği, taraflarla akrabalığı veya başka yakınlığı ve güveni etkileyebilecek durumları dinleme sırasında sorulur. Beyanın hangi bilgiye dayandığı ve diğer delillerle uyumu ayrıca değerlendirilir.
Akrabalık nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkıyla, tanıklık yapılmışsa anlatımın ispat gücü farklıdır. Kanun, eş ve bazı diğer yakınlar bakımından kişisel nedenlerle çekinme hakkı tanır; her akraba aynı derece ve kapsamda değildir. Çekinme hakkının varlığı, kişinin hiçbir durumda dinlenemeyeceği veya dinlenmişse sözünün hukuken değersiz olduğu anlamına gelmez. Somut yakınlık ve varsa kanuni istisnalar incelenmelidir.
Karşı taraf tanığın davada maddi yararı olduğunu veya doğruluğunu kuşkulu kılan başka neden bulunduğunu ileri sürebilir; bunu somutlaştırıp ispatlaması gerekir. Siz de tanığın olayın hangi kısmını gerçekten bildiğini, ne zaman gördüğünü ve anlatımını destekleyen kayıtları gösterin. Sırf “yakınımdır, kesin doğru söyler” demek de “akrabadır, mutlaka yanlıdır” demek kadar yetersizdir.
Tanığın çekinme hakkını ve mahkemenin sorularını kendisinin değerlendirmesine imkân tanıyın; aile ilişkisini kullanarak belli bir anlatıma zorlamayın. Mahkemeden beyanın neden kabul edildiğinin veya neden yeterli görülmediğinin, somut olay ve diğer delillerle bağlantılı açıklanmasını isteyin. Yakınınızın tanıklığı teknik değerleme incelemesinin veya gerekli resmî kaydın yerine otomatik geçmez.