Miras ve eski depo
Dedemin kamulaştırma parası yıllar önce bankaya yatırılmış ama babam çekemeden ölmüş; bugün mirasçılardan birine yapılan bildirim hepimiz için süre başlatır mı?
Bir mirasçıya yapılan bildirimin, yalnız akrabalık nedeniyle bütün mirasçılar için aynı süreyi başlattığını söylemek doğru değildir. Önce bildirimin neyle ilgili olduğunu ayırın: Eski bedelin hangi bankadan alınacağını mı, bir mahkeme kararını mı, yoksa başvuruya ilişkin başka bir işlemi mi bildiriyor? Bu işlemlerin süreleri ve başlangıç koşulları aynı değildir. Ayrıca dededen babaya ve babadan bugünkü mirasçılara geçen hak zinciri belirlenmelidir.
Bildirim kimin adına çıkarılmış ve alan kişi hangi sıfatla teslim almış, tebliğ belgesinden kontrol edin. Bir mirasçının kendi adına aldığı yazıyla, diğer mirasçıyı da kapsayan yetkili vekile veya kanuni temsilciye yapılan tebligat aynı değildir. Aynı konutta oturan kişiye teslim ve usulsüz tebliğin muhatap tarafından öğrenilmesi gibi kurallar da sonucu etkileyebilir. Bu yüzden “bana bizzat verilmedi, hiçbir süre başlamaz” düşüncesi de güvenli değildir; her hak sahibinin muhataplık, temsil ve öğrenme durumu ayrı açıklanmalıdır.
Anayasa Mahkemesi, çok önce ölmüş malikler adına yürüyen eski kamulaştırma dosyasında, mirasçıların tescil davasını bilmesiyle bedelin kendilerine ödenebilecek şekilde bloke edildiğinden haberdar olmasını ayırmıştır. Yalnız paranın bankaya yatırıldığı veya davanın kabul edildiği söylenerek ödeme ve bildirim iddialarının yanıtsız bırakılması yeterli bulunmamıştır. Karar yeniden yargılama gerektirmiş; bütün mirasçılara otomatik yeni bir başvuru süresi veya güncel taşınmaz bedeli vermemiştir.
Eski kamulaştırma ve tescil kararlarını, banka bloke ve çekim kayıtlarını, iki ölümün mirasçılık belgelerini, vekâletnameleri ve her bildirim zarfını birlikte inceletin. Bugünkü Kamulaştırma Kanununun dava sürelerini, yıllar önce tamamlandığı ileri sürülen her işleme doğrudan uygulamayın. Bir kişiye bildirim yapılmasının herkesi bağladığı ya da yeni bildirimin geçmişte kapanmış bütün süreleri yeniden açtığı kabul edilmeden, hangi talebin hangi dönem mevzuatına göre ileri sürüleceği belirlenmelidir.