Doğa ve turizm
Milli park içindeki zilyetliğimin çok eski olması arazinin kamu malı statüsünü kendiliğinden değiştirir mi?
Hayır. Gerçekten kamu malı niteliğindeki bir yeri çok uzun süre kullanmanız, o yeri kendiliğinden özel mülkiyetinize dönüştürmez. Burada belirleyici olan yalnız kaç yıldır kullandığınız değil, arazinin hukuki niteliğidir. Kadastro Kanunu, orta ve hizmet mallarının, ormanların ve kamu hizmetine tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kazandırıcı zamanaşımıyla edinilmesini engeller.
Ancak millî park sınırı içinde bulunmakla, her parselin zaten kamuya ait olması aynı şey değildir. Millî Parklar Kanunu, alan içindeki gerçek ve tüzel kişilere ait özel taşınmazların gerekli görüldüğünde kamulaştırılmasını ayrıca düzenler. Dolayısıyla özel tapulu bir arazi için yalnız “millî park içindesin” denilerek mülkiyetinizin bitmiş olduğu sonucu çıkarılamayacağı gibi, kamu arazisindeki eski kullanım da özel tapu yerine geçmez.
Kanunun kamu idarelerine ve Hazineye ait yerler ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlar için getirdiği işgal, kullanım, yapılaşma ve tescil yasakları ayrıca önemlidir. Açıklıkta tarım yapmış, araziyi düzeltmiş veya yapı kurmuş olmak bu yasağı aşan bir mülkiyet kazanma yolu değildir. Yapı ve tesisler hakkında el koyma ve yıkım hükümleri de bulunduğundan, geçmiş kullanımın uzunluğunu yeni yapılaşma izni gibi görmeyin.
Eski tapu ve kadastro kayıtlarını, millî park sınırını, varsa orman sınırı ve kamu hizmetine tahsis belgelerini aynı parsel üzerinde inceletin. İddianız önceden var olan özel mülkiyete mi, yalnız fiilî kullanıma mı dayanıyor, bunu açık ayırın. Bir kayıt veya sınır hatası bulunduğunu ileri sürmek başka, kamu malının sırf yıllar geçtiği için size ait olduğunu savunmak başkadır; hak sahipliği ve varsa bedel talebi bu ayrım üzerinden değerlendirilmelidir.