Doğa ve turizm

Milli parkta turizm konaklama alanı tahsisiyle yalnız çadır alanı kiralaması aynı kamu yetkisine mi dayanır?

Hayır; millî park içindeki konaklama tesisi alanının turizm yatırımcısına tahsisiyle, yalnız çadır ve karavan için kamp alanı kiralanması aynı işlem değildir. Alanın hangi amaçla kullanılacağı ve sözleşmenin hangi yetkiye dayanılarak yapıldığı önemlidir. “Turizm faaliyeti var” denilerek bütün işlemler tek bir tahsis türüne dönüştürülemez.

Turizmi Teşvik Kanunu, Millî Parklar Kanunu kapsamındaki yerlerde ilgili Bakanlıkça belirlenen, üzerinde turizm amaçlı konaklama tesisi bulunan veya böyle bir tesis yapılması uygun görülen alanlar için özel düzenleme getirir. Uzun devreli gelişme planları ve gelişme planlarına uygun olarak yatırımcılara tahsis yapma yetkisi burada Kültür ve Turizm Bakanlığına verilmiştir.

Aynı düzenleme, yalnız çadır ve karavan içeren kamp alanlarının yapılması ve işletilmesi için ayrı bir imkân tanır: İlgili kurum, kendi mevzuatına göre kiralama yapabilir. Böyle kiralanan yerin tahsis amacı ve kullanım şekli değiştirilemez. Dolayısıyla yalnız kamp alanı için düzenlenmiş sözleşme, kendiliğinden otel veya başka bir konaklama tesisi kurma yetkisi vermez.

Sözleşmede “tahsis”, “kesin izin” veya “kiralama” ifadelerinden hangisinin kullanıldığını, izin verilen tesis türünü, plan kararını ve işlem tarihini birlikte kontrol edin. Eski sözleşmeler için geçiş hükümleri, millî park kapsamındaki üst haklarının yürütülmesi için de güncel özel kurallar vardır. Bugünkü yetki dağılımını görüp geçmişte usulünce yapılmış her sözleşmeyi geçersiz saymayın; ilgili kurumdan sizin belgenizin hangi hükme göre yürütüldüğünü açıklamasını isteyin.

Bu açıklama genel bilgilendirme içindir. Süreler ve başvuru yolları, işlemin türüne ve somut olayın belgelerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Somut olayınıza ilişkin değerlendirme içinİletişim