Doğa ve turizm
Turizm kamulaştırmasında arazim Hazineye tescil edilip Bakanlığa tahsis edilince yatırımcının hakkı ne tür bir haktır?
Arazinin kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilmesi, yatırımcının kendiliğinden arsa maliki olması demek değildir. Hazine mülkiyeti, Bakanlığa tahsis ve yatırımcıya tanınan kullanım veya ayni hak birbirinden ayrılır. Yatırımcıya hangi hakkın verildiği, tahsis kararıyla birlikte sözleşme ve tapu kayıtlarından anlaşılır.
Turizmi Teşvik Kanunu, Bakanlığın tasarrufuna geçen taşınmazların yatırımcılara tahsisini, kiralanmasını ve üzerlerinde irtifak hakkı kurulmasını ayrı düzenler. Bağımsız ve sürekli üst hakkı da kurulabilecek haklar arasındadır. Böyle bir hak yatırımcıya arazi üzerinde yapı yapma ve kararlaştırılan kapsamda yararlanma imkânı sağlayabilir; arsanın Hazine mülkiyetiyle yatırımcının üst hakkı aynı hak değildir.
Kanunun kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerindeki acele kamulaştırmaya ilişkin düzenlemesinde de tescil Hazine adına yapılır; yatırımcı lehine sözleşmedeki süre için irtifak hakkı kurulması öngörülür. Kamulaştırma bedelini yatırımcının karşılaması, tek başına tapunun yatırımcı adına çıkarılacağı anlamına gelmez. Bedelin Bakanlık bütçesinden mi yatırımcı tarafından mı karşılandığı, bu hükümde hak tesisi karşılığında alınacak bedelin düzenlenişini etkiler.
Bu yüzden yalnız “yatırımcıya tahsis edildi” yazısıyla yetinmeyin; hangi parsel üzerinde, hangi süreyle, hangi hak kurulduğunu ve tapuya nasıl kaydedildiğini kontrol edin. Millî park kapsamındaki yerlerde üst hakkı işlemleri için ayrıca güncel özel hükümler ve eski tahsisleri ilgilendiren geçiş kuralları vardır. Sözleşmenin tarihi, alanın statüsü ve yetkili kurum birlikte belirlenmelidir; her turizm tahsisinde aynı kurumun aynı işlem sırasını izleyeceğini varsaymayın.