Yargılama, ödeme ve icra
Bedeli ihtirazi kayıtla çekmem gerekir mi?
Her kamulaştırma bedelini çekmek için mutlaka aynı ihtirazi kayıt cümlesinin yazılması gerektiği söylenemez. Mahkemenin çekilmesine izin verdiği bedeli almak, tek başına belirlenen bedeli yeterli bulduğunuz veya bedele ilişkin kanun yolu hakkınızdan vazgeçtiğiniz anlamına gelmez. Ancak ana bedeli almakla, ayrıca doğmuş faiz veya gecikme alacağını korumak farklı meselelerdir.
Türk Borçlar Kanununun genel kuralında, asıl borç sona erdiğinde ona bağlı faiz hakkı da etkilenir. İşlemiş faizin istenmesi hakkı sözleşmeyle veya ödeme anına kadar yapılacak bildirimle saklı tutulmuşsa ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılıyorsa bu faiz istenebilir. Bu nedenle ayrıca talep edeceğiniz işlemiş faiz varsa, ödemenin hangi borcu kapattığını ve ilgili özel hükümleri incelemeden “parayı alayım, faizi her durumda sonra isterim” diye düşünmeyin.
Yargıtayın eski tarihli bir kamulaştırma uyuşmazlığında, geç ödeme nedeniyle zarar istenirken bedelin çekilmesinin kısıtlanıp kısıtlanmadığı, kısıtlamanın ne zaman kalktığı ve ödeme sırasında hakların saklı tutulup tutulmadığına ilişkin kayıtların getirtilmesi istenmiştir. Bu, her güncel dosyada kayıt konulmazsa bütün hakların kaybedileceği yönünde bir karar değildir. Ödeme koşullarının ve o sıradaki beyanların sonradan önem taşıyabileceğini gösterir.
Ödeme öncesinde ana bedeli, faizi ve talep edeceğiniz diğer kalemleri ayrı belirleyin. Hak saklı tutma bildirimi gerekiyorsa hangi alacağa ilişkin olduğunu açıkça yazıp ilgili muhataba ulaştığını belgeleyin; yalnız kendi nüshanıza sonradan not düşmekle yetinmeyin. Ayrıca sulh, ibra veya kanun yolundan feragat içeren belgeyi sıradan tahsil dekontu gibi imzalamayın. İhtirazi kayıt, kaçırılmış dava ya da kanun yolu süresini geri getirmez ve hukuken doğmamış bir alacak yaratmaz.