Vazgeçme ve geri alma
Geri alma süresini kaçırdığım söyleniyor; aynı gerekçeyle bu kez tazminat isteyebilir miyim?
Yalnız talebin adını “geri alma” yerine “tazminat” yapmak, kaçırılmış bir süreyi kendiliğinden aşmaz. Kamulaştırma Kanununun geri almaya ilişkin hükmü, belirtilen süreler geçtikten sonra eski malik veya mirasçıların o taşınmazdaki hak iddiasıyla bedel ya da tazminat istemesini ve dava açmasını da sınırlayan bir düzenleme içerir. Önce size uygulanan süre hesabının ve talebinizin gerçekten bu kapsamda olup olmadığını belirleyin.
Anayasa Mahkemesi bu sınırlamayı incelerken, geri alma hakkının doğumundan itibaren öngörülen bir yıllık hak düşürücü süreyi ve buna bağlı talep sınırlamasını Anayasaya aykırı bulmamıştır. Bu nedenle aynı kullanılmama olayını, yeni bir hukuki etiketle süresiz bir alacağa dönüştürebileceğinizi varsaymayın. Buna karşılık bu kuraldan, başka bir hukuki sebebe dayanan her türlü alacağın veya sonraki her işlemin incelenmeden yasak olduğu sonucunu da çıkarmayın.
Bedelin kesinleşme tarihini, geri alma hakkının doğduğu ileri sürülen günü, önceki başvuru ve dava tarihlerini ve ret kararının gerekçesini birlikte inceletin. İdare süre geçti diyor diye hesap mutlaka doğru değildir; fakat siz geç öğrendiniz diye kanuni başlangıcın mutlaka öğrenme tarihine kaydığı da söylenemez. Yeni talebiniz aynı kaybın başka adla tekrarı mı, yoksa gerçekten ayrı bir olay ve hukuki sebep mi, açıklanmalıdır.
Eski kamulaştırmalarda değişiklik ve geçiş hükümlerini ayrıca kontrol edin. Anayasa Mahkemesinin bazı eski olaylarda verdiği ihlal kararlarını, bütün güncel geri alma sürelerinin kaldırıldığı şeklinde okumayın. Aynı şekilde daha önceki mahkeme kararının neyi kesinleştirdiğini görmeden yeni dava açılması güvenli bir çözüm sayılmaz. Somut tarih ve talepler üzerinden uygun hukuki yol değerlendirilmelidir.