Çalışma hayatı

İşveren kamulaştırma parası gelince kıdemi ödeyeceğini söyledi; işçilik alacağının doğması bedel tahsiline bağlı mı?

İşverenin “kamulaştırma bedelini alınca ödeyeceğim” demesi, hak kazanılmış kıdem tazminatını kendiliğinden o ödemenin tahsiline bağlı hâle getirmez. Önce kıdem hakkını doğuran sona erme ve hizmet koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenir. Bunlar gerçekleşmişse işverenin parayı hangi kaynaktan sağlayacağı ile size karşı borcunun istenebilir olması farklı konulardır.

İş sözleşmesinin sona ermesinde ücretin ve kanunla sözleşmeden doğan para ile ölçülebilen menfaatlerin tam ödenmesi gerekir. Türk Borçlar Kanunu da hizmet sözleşmesinin sona ermesiyle borçların kural olarak istenebilir hâle gelmesini düzenler. Bazı özel alacakların hesap veya ödeme zamanı farklı olabilir; ancak kamulaştırma bedelinin henüz tahsil edilmemesi tek başına bütün işçilik alacaklarını erteleyen genel bir kural değildir.

Kıdem, ödenmemiş ücret, ihbar ve kullanılmamış izin gibi kalemleri ayrı hesaplatın. İşverenin hangi tutarı kabul ettiğini, hangisine neden itiraz ettiğini ve varsa önerdiği ödeme tarihlerini yazılı alın. “Bedel gelince” gibi tarihi belirsiz bir açıklama ile miktarı ve vadeleri açık bir anlaşma aynı değildir. Bir ödeme planına imza atılması isteniyorsa bunun alacağın vadesi, faiz ve vazgeçme hükümleri üzerindeki etkisini de inceletin.

Kamulaştırma dosyasını beklerken işçilik alacağınızın takibini belirsiz süre ertelemeyin. İşten ayrılış, hizmet ve ücret kayıtlarıyla mevcut banka ödemelerini saklayın; henüz ödeme yapılmadığı hâlde bütün hakların alındığını söyleyen bir belge düzenlemeyin. İşverenin ödeme güçlüğü tahsil sürecini fiilen etkileyebilir; fakat bu durumla alacağın hiç doğmadığı veya sırf bu nedenle ertelendiği iddiasını birbirinden ayırın.

Bu açıklama genel bilgilendirme içindir. Süreler ve başvuru yolları, işlemin türüne ve somut olayın belgelerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Somut olayınıza ilişkin değerlendirme içinİletişim