Eski tarihli el atmalar
İdare 1956 öncesi kullandığı arsamı şimdi adına tescil ettirmek istiyor; ben bedel ödenmediğini söyleyerek karşı çıkabilir miyim?
Bedel ödenmediğini söyleyebilirsiniz; ancak idarenin dayandığı güncel geçici 20. madde bakımından bu itirazın tek başına tescili mutlaka önleyeceğini varsaymayın. Hüküm, koşullarını taşıyan taşınmazı fiilî tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayar ve tapuda kayıtlı taşınmazın ilgili idarenin açacağı davayla onun adına tescilini düzenler. Bu yol, bugün ilk kez yapılan olağan bir kamulaştırmanın bedel ve tescil süreciyle aynı değildir.
Asıl olarak özel hükmün koşullarını denetleyin: Kullanılan alan sizin tapunuzla örtüşüyor mu, kanundaki nitelikte fiilî kamu hizmeti tahsisi 8 Ekim 1956 tarihine kadar gerçekleşmiş mi, idarenin istediği alan gerçekten bu tahsisin kapsamında mı? Tapu kaydı, eski pafta, yapım ve kullanım belgeleri bu nedenle önemlidir. İdarenin yalnız “çok eski tesis var” açıklamasıyla kapsam tartışmasını kapatmasına razı olmayın.
Bedel ve ödeme konusunu da dosyada somut tutun. Daha önce açılmış bir bedel davası, ödeme belgesi veya kesinleşmiş karar varsa bunları gösterin. Geçici madde, talep ve dava tarihine göre bedel dâhil taleplere ağır sınırlamalar getirir; bugün hiçbir ödeme bulunmaması, bu özel tarih hükümlerinin kendiliğinden uygulanmayacağı anlamına gelmez.
Mülkiyet hakkı yönünden yeni düzenlemeye itirazınız varsa mahkemede gerekçeli Anayasa’ya aykırılık iddiası ileri sürebilirsiniz. Eski 221 sayılı Kanunun iptal edilmiş olması yeni hükmün de otomatik iptal edildiği anlamına gelmez. Tescil davasına karşı savunmanızda kapsam, tarih, alan ve varsa ödeme-karar geçmişiyle anayasal itirazı ayrı başlıklar altında açıklayın; yalnız tapunun hâlâ adınızda olmasına güvenmeyin.