Yargılama, ödeme ve icra
Mahkeme bozmaya uyduğunu söyledi sonra ters karar verdi; mümkün mü?
Mahkemenin bozmaya uyduğunu tutanağa geçirdikten sonra, hiçbir açıklama yapmadan aynı bozma kararına direnmesi kural olarak mümkün değildir. Bozmaya uyma, sadece geçici bir söz değildir; mahkemenin bozmanın gerektirdiği incelemeyi yapması ve hukuki çerçeveye göre karar vermesi bakımından sonuç doğurur. Ancak sonraki kararın sizin beklediğiniz tutardan farklı olması, tek başına bozmaya aykırılık demek değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2026 tarihli bir kararında bölge adliye mahkemesinin duruşmada bozmaya uyduğunu açıkladıktan sonra kısa ve gerekçeli kararda direnmesini incelemiştir. İstisnai bir durum bulunmadığından, uyma ile oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeden direnilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Bu örnek, uyma kararının sonradan hiçbir sonuç doğurmamış gibi bırakılamayacağını gösterir; sizin davanızdaki bedelin peşinen belirlenmesi anlamına gelmez.
Önce bozma kararının hangi konuda ne istediğini, ardından duruşma tutanağındaki uyma kararını ve yeni hükmün gerekçesini karşılaştırın. Bozma yeni inceleme yapılmasını mı, belirli bir hukuki kuralın uygulanmasını mı gerektiriyor? Yeni karar o araştırmadan çıkan sonuca mı dayanıyor, yoksa uyulmuş hukuki çerçeveyi mi reddediyor? İtirazınızı yalnız “karar yine aleyhime çıktı” diye değil, yerine getirilmeyen bozma gereklerini göstererek kurun.
Usuli kazanılmış hak ilkesinin istisnaları vardır. Hukuk Genel Kurulu; belirli yeni içtihadı birleştirme veya kanun değişiklikleri, Anayasa Mahkemesi iptali, görev ve açık maddi hata gibi hususların ayrıca değerlendirilmesini belirtmiştir. Fakat her görüş değişikliği otomatik olarak bu istisnalardan biri değildir. Mahkeme istisnaya dayanıyorsa hangi yeni durumun somut dosyadaki uyma kararını neden etkilediğini inceletin; bozma, uyma tutanağı ve son karar birlikte değerlendirilmelidir.