Sözleşmeler ve kira ilişkileri
Kamulaştırılan işyerimin tedarik sözleşmesinde asgari alım taahhüdü var; kapanınca ceza ödemem gerekip gerekmediğini ne belirler?
Dükkânın kapanması, asgari alım taahhüdünü ve ona bağlanan her ödeme talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Önce sözleşmenin hangi miktarı, hangi dönem için ve hangi koşulla almanızı istediğini belirleyin. Talep edilen tutarın gerçekten bir ceza mı, teslim edilen malın bedeli mi, yoksa sözleşmede başka şekilde düzenlenmiş bir ödeme mi olduğu ayrılmadan hesap yapılamaz.
Gerçek bir ceza koşulu söz konusuysa asıl borcun geçerliliği ve kamulaştırmanın o borca etkisi incelenir. Borç sonradan sorumlu tutulamayacağınız nedenle imkânsızlaşmışsa, aksi kararlaştırılmadıkça ceza istenemez. Ancak tedarikçi malı teslim edebiliyor ve siz yalnız eski dükkânda satamayacak durumdaysanız, bunun doğrudan ifa imkânsızlığı olduğu kabul edilmemelidir. Sözleşmedeki faaliyet yeri, risk ve sona erme hükümleri önem taşır.
Cezaya itiraz ederken “karşı tarafın zararı yok” demek de her zaman yeterli değildir; kanun, kararlaştırılan cezanın zarar bulunmadan da istenebilmesini düzenler. Ayrıca borçlu tacirseniz, yalnız cezanın aşırı olduğunu söyleyerek genel indirim kuralının otomatik uygulanmasını beklemeyin. Ticaret Kanununda tacirin aşırı sözleşme cezasının indirilmesini istemesine ilişkin özel sınırlama vardır. Cezanın hiç doğmadığı veya geçersiz olduğu itirazıyla yalnız miktarının yüksek olduğu itirazı ayrı değerlendirilmelidir.
Tedarikçiden taahhüt dönemini, gerçekleşen alımları, eksik sayılan miktarı, birim hesabını ve talebin dayandığı sözleşme maddesini ayrı göstermesini isteyin. Kapanma ve bildirim tarihlerini de bu tabloya ekleyin. Aynı sözleşmeden mal bedeli, ceza ve başka zarar birlikte isteniyorsa her kalemin dayanağını açıklatın; sözleşmenin hangi ihlal için ne öngördüğünü görmeden bütün tutarı tek borç gibi kabul etmeyin.