Hak arama ve giderim
Devlet ormanında yetiştirdiğim ağaçlara yıllarca ses çıkarılmadı, sonra baraj suyunda kaldılar; toprağın benim olmaması ağaçlar için korunacak hiçbir menfaatim olmadığı anlamına mı gelir?
Toprağın devlet ormanı olması, orada yetiştirdiğiniz ağaçlardan doğan ekonomik menfaatin hiçbir koşulda değerlendirilemeyeceği anlamına gelmez. Fakat bu menfaatle orman arazisinin mülkiyetini birbirinden ayırmak gerekir. Uzun süre kullanım, devlet ormanını kendiliğinden özel mülkünüz yapmaz; izinsiz kullanımın hukuka uygun olduğu sonucu da çıkmaz.
Anayasa Mahkemesi, orman vasfıyla Hazineye kayıtlı alanda uzun yıllar yetiştirilen fıstık ağaçlarının baraj nedeniyle su altında kaldığı bir olayı incelemiştir. Kamu makamları bu uzun kullanım boyunca tahliye veya işgal bedeli yoluna gitmemişti. Mahkeme, malik olmayan kişinin ağaçları yetiştirerek elde ettiği önemli ekonomik menfaatin ve kamu makamlarının uzun süreli tutumunun değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir.
O dosyada tazminat talebinin yalnız arazinin orman niteliğine dayanılarak reddedilmesi, kamu makamlarının davranışları ve somut zarar tartışılmadığı için mülkiyet hakkı ihlali sayılmıştır. Bu karar bütün orman içi dikimlerin tazmin edileceği ya da arazi bedelinin kullanıcıya ödeneceği şeklinde genellenemez. Kullanımın süresi, ağaçların kime ait emekle yetiştirildiği, idarenin bilgisi ve müdahalenin etkisi önemlidir.
Ağaçların türünü, yaşını ve yerini gösteren eski kayıtları, bakım ve kullanım belgelerini, idarenin önceki işlemlerini ve su altında kalmadan önceki zarar tespitlerini bir araya getirin. Arazi sahipliği iddiasıyla ağaçlardan doğan kaybı aynı talep gibi sunmayın. Baraj projesini hangi kurum veya şirketin yürüttüğünü ve zararın bu projeyle bağlantısını da ayrıca ortaya koyun.