Kira ve kullanım
Kamulaştırılacağını bilmeden dükkân kiraladım; ev sahibinin bildiğini kanıtlarsam sözleşmeye dayalı hakkım olur mu?
Ev sahibinin kamulaştırma ihtimalini bilmesi önemli olabilir; fakat yalnız bunu kanıtlamak her durumda otomatik tazminat veya bütün kiraların iadesi sağlamaz. Sözleşme kurulurken neyi bildiği, size ne söylediği veya hangi önemli durumu sakladığı, sizin bu bilgiye güvenerek sözleşme yapıp yapmadığınız ve kullanımın gerçekten nasıl etkilendiği araştırılmalıdır.
Türk Borçlar Kanunu, karşı tarafın aldatması sonucu sözleşme yapan kişinin sözleşmeyle bağlı olmamasını düzenler. Bu nedenle sıradan bir söylentiyi bilmekle, belirleyici bir gerçeği bilerek gizleyip sizi sözleşmeye yöneltmek aynı değildir. İlandaki ve yazışmalardaki açıklamaları, sözleşme tarihini, resmî bildirimleri ve bunların kiraya verene ne zaman ulaştığını birlikte değerlendirin; aldatmanın koşulları somut olayda kanıtlanmalıdır.
Aldatma nedeniyle sözleşmeyle bağlı olmadığınızı bildirme veya verdiğinizi geri isteme bakımından, aldatmayı öğrendiğiniz tarihten başlayan bir yıllık özel süre vardır. Bu süre içinde gerekli irade açıklaması yapılmazsa sözleşmenin onanmış sayılması gündeme gelir. Kanun, aldatmadan doğan bağlayıcılığı olmayan sözleşmenin onanmış sayılmasının tazminat hakkını ortadan kaldırmadığını da belirtir; ancak bundan her tazminat talebinin süresiz olduğu sonucu çıkarılmaz.
Talebinizin dayanağını açık ayırın: aldatma, kiralananın taahhüt edilen kullanıma elverişliliği veya kullanılamayan dönem için peşin ödemenin iadesi aynı inceleme değildir. Kiraya verenin sorumluluğu, kusur, zarar ve bağlantı somutlaştırılmadan bütün iş kaybını idareye veya malike yüklemeyin. Kamulaştırma kararı ile fiilî boşaltma tarihini de birbirine karıştırmayın; sözleşmesel talep, taşınmazın kamulaştırma bedelinden otomatik pay verilmesi anlamına gelmez.