Yargılama, ödeme ve icra
Avukatımın yetkisi olmadığı halde dosya yürümüş; kesin hükme karşı ne yapılabilir?
Gerçekten sizi temsil etme yetkisi bulunmayan bir kişinin katılımıyla dava görülüp hüküm kurulmuşsa, kesinleşmiş karara karşı yargılamanın iadesi gündeme gelebilir. Ancak vekâletnamenin dosyada eksik bulunması, belirli bir işlem için özel yetkinin olmaması ve hiç temsil yetkisinin bulunmaması aynı durum değildir. Önce eksikliğin ne olduğu belirlenmelidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu, vekil veya temsilci olmayan kişilerin huzuruyla davanın görülüp karara bağlanmasını iade sebepleri arasında sayar. Öte yandan vekâletnamesiz yapılan işlemlerin belirli koşullarla tamamlanması veya asıl tarafça kabul edilmesi mümkündür. Bu nedenle yalnız dosyada bir tarihte vekâletname görülmemesi, kesin hükmün mutlaka kaldırılacağını göstermez.
Bu sebebe dayalı iade için kanun, kararın davalıya veya gerçek vekil ya da temsilciye tebliğini esas alan süre düzenlemesi getirir. Genel olarak üç aylık başvuru süresi ve kesinleşmeden başlayan on yıllık üst sınır söz konusudur. Hangi tebligatın geçerli olduğu ve süreyi başlatıp başlatmadığı ayrıca incelenmelidir; kararı yeni öğrendiğinizi söylemek tek başına yeterli değildir.
Vekâletnamenin tam örneğini, varsa azil ve bildirim kayıtlarını, duruşma tutanaklarını ve tebligatları bir araya getirin. Başvuru kararı veren mahkemede değerlendirilir; yalnız baroya şikâyet etmek hükmü ortadan kaldırmaz. Yargılamanın iadesi istemi de icrayı kendiliğinden durdurmaz. Yetkisizlik iddiasının hangi işlemlere ve hangi tarihlere dayandığını açıkça göstermek gerekir.