Tarımsal sözleşmeler ve kayıtlar
Kamulaştırmadan önce ürün alıcısından avans aldım; ürün veremeyince avansın tamamını hemen iade etmek zorunda mıyım?
Ürün teslim edilememesi, avansın sizde kalacağı anlamına gelmez; fakat her olayda aynı gün ve aynı tutarda iade borcu doğduğu da söylenemez. Önce teslimin tamamen mi yoksa kısmen mi imkânsızlaştığı, sözleşmenin devam edip etmediği ve avansın ne için verildiği belirlenmelidir. Kamulaştırma bedeli ile alıcıya karşı avans hesabı birbirinden ayrı ilişkilerdir.
Türk Borçlar Kanunu, kusurunuz olmadan sonradan gerçekleşen imkânsızlık nedeniyle karşılıklı sözleşmedeki borçtan kurtulursanız, aldığınız karşılığı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri vermenizi öngörür. Kanun veya sözleşmeyle riskin alıcıya bırakıldığı durumlar bunun dışında olabilir. Bu nedenle “kamulaştırmada kusurum yok, avansı da vermem” düşüncesi tek başına yeterli değildir. Kısmi teslim mümkünse bu kısmın karşılığı da hesapta ayrılmalıdır.
Nakit ürün bedeli avansını, alıcının verdiği tohum veya gübre gibi girdilerden ayırın. Sözleşmeli üretim düzenlemesinde alıcının sağladığı girdiler, temin edildiği tarihteki fiyatlarıyla avans sayılır. Banka ödemelerini, girdi teslim belgelerini, gerçekleşmiş ürün teslimlerini ve yapılan mahsupları yan yana koyun. “Üretimde harcadım” demek iadeyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz; geri verme yükümlülüğünün kapsamı ve varsa karşı talepler ayrıca incelenir.
Alıcıdan kalemleri açıklanmış bir hesap isteyin; üzerinde anlaşılan tutarı, ödeme zamanını ve kalan teslimlerin durumunu yazılı hâle getirin. İade borcunun ne zaman istenebilir olduğu ile gecikme sorumluluğunun ne zaman başlayacağı da ayrı konulardır; sebepsiz zenginleşmede iyiniyetli kişinin temerrüdü için bildirim aranır. Böylece henüz belirlenmemiş bir hesabı peşinen kabul etmeden, gerçekten geri verilmesi gereken tutarın ödenmesini de gereksiz yere geciktirmemiş olursunuz.