Alacaklılar
Kamulaştırılan taşınmazım üçüncü kişinin borcuna teminat; borçlu değil malik olmam ödeme hakkımı nasıl etkiler?
Taşınmazın size ait olmasıyla güvence altına alınan borcun size ait olması farklıdır. Başkasının borcu için ipotek vermiş olabilirsiniz; bu, sizi sırf ipotek nedeniyle bütün malvarlığınızla sorumlu kişisel borçlu yapmaz. Fakat “borç benim değil” demeniz de taşınmaz üzerindeki geçerli ipoteği ve bunun kamulaştırma bedeline etkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Türk Medenî Kanunu, ipotek konusu taşınmazın borçlunun mülkiyetinde bulunmasının gerekmediğini açıkça belirtir. Bu nedenle kamulaştırma dosyasında malik olarak sizin hakkınız, asıl borçlunun kimliği ve ipotek alacaklısının güvence hakkı ayrı gösterilmelidir. Ayrıca kefalet, borca katılma veya başka kişisel taahhüt verip vermediğiniz kontrol edilmelidir; yalnız ipotek vermiş olmakla ayrı bir kişisel borç üstlenmek aynı değildir.
Kanun, borçtan şahsen sorumlu olmayan malikin, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek ipoteğin kaldırılmasını isteyebilmesini ve alacağın borcu ödeyen malike geçmesini düzenler. Böylece uygun koşullarla yaptığınız ödeme, asıl borçluyla aranızdaki ilişki bakımından da önem taşır. Ayrıca alacaklının ödeme isteminin size karşı etkili olması, istemin hem borçluya hem size yöneltilmesine bağlıdır. Bu hükümler, kamulaştırma parasından yapılan her işlemin belgesiz biçimde aynı sonucu doğurduğu veya size hemen ödeme yapılacağı anlamına gelmez.
İpotek senedini, güncel borç hesabını, asıl borçluya ve size gönderilen bildirimleri ve ödeme talimatını birlikte inceletin. Bedelden borca ödeme yapılacaksa hangi alacağın ne kadar karşılandığı ve sizin borçluya karşı durumunuz açıkça belgelenmelidir. Yargısal değerlendirmede de devam eden ipoteğin kamulaştırma bedeline etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Buna karşılık bedelin tamamını otomatik olarak bankanın parası saymayın; gerçek borç, teminatın kapsamı ve varsa diğer haklar açıklığa kavuşturulmalıdır.