Tapusuz taşınmaz
Tapusuz yeri kiraya vermiş olmam kendi zilyetliğimin devam ettiğini göstermeye yeter mi?
Tapusuz yeri kiraya vermeniz, zilyetliğinizin mutlaka sona erdiği anlamına gelmez; fakat yalnız bir kira sözleşmesi göstermek de devam ettiğini kesin olarak kanıtlamaz. Tarlayı kiracının işlemesiyle sizin o yer üzerindeki hâkimiyetinizi onun aracılığıyla sürdürmeniz birlikte mümkün olabilir. Önemli olan, sözleşmenin adı kadar gerçekte hangi ilişkinin yürüdüğüdür.
Türk Medeni Kanunu, bir hakkın kullanılmasını sağlamak için yeri başkasına teslim eden kişiyle teslim alan kişinin aynı anda zilyet olabileceğini düzenler. Malik sıfatıyla zilyet olanla, kira gibi bir kişisel hakka dayanarak kullanan kişinin sıfatları farklıdır. Ayrıca fiilî hâkimiyeti başka biri aracılığıyla sürdüren kişi dolaylı zilyettir. Bu nedenle kamulaştırma tespitinde yalnız o gün tarlada çalışan kişiye bakılarak önceki zilyedin ilişkisinin kesildiği kabul edilmemelidir.
Bunun tersi de geçerlidir: Gerçekte hakkınızı devretmiş, yerle bağınızı koparmış veya kendiniz başka bir kişinin kiracısı durumundayken, sonradan düzenlediğiniz kâğıda “kiraya veren” yazılması sizi malik sıfatıyla zilyet yapmaz. Tapusuz taşınmazı kazanma bakımından süre, çekişmesizlik, devamlılık, arazi niteliği ve özel kanun koşulları ayrıca aranır. Kamu malı niteliğindeki, bu yolla kazanılması mümkün olmayan bir yer de sırf kiraya verilmekle kazanılabilir hâle gelmez.
Kira sözleşmesini, kira ödemelerini, teslim ve kullanım tarihlerini, kiracının hangi alanda ve kimin hakkına dayanarak çalıştığını gösteren kayıtları birlikte sunun. Önceki ve sonraki kullanım dönemleri aynı sınırlar üzerinde açıklansın. Arazi üzerindeki zilyetlik iddianızla kiracının o yıl yetiştirdiği ürüne ilişkin hakkını ayrı gösterin; sizin dolaylı zilyetliğinizin sürmesi, ürün bedelinin de her durumda size ait olduğu anlamına gelmez. Bedel için asıl belirleyici, kamulaştırma bakımından ilgili tarihte hangi hakkın ve kazanma koşullarının oluştuğudur.